🎭Bir Düşte İki Berduş, metniyle seyirciyi rahat ettirmeyen, bilerek zorlayan bir oyun. Aşk, varoluş, Tanrı, gerçeklik ve iktidar üzerine parça parça açılan sahneler, yumuşak geçişlerle birbirine bağlanıyor. Aksesuar değişimleri, beden dili, ses kullanımı ve müzikal anlar, anlatının biçimini sürekli dönüştürüyor. Oyun dinamik, sahne üstündeki enerji yüksek.
🎭En güçlü damarlarından biri, güç–iktidar–diktatörlük ve halkı bölerek yönetme fikri üzerine kurulan politik bölüm. Doğrudan slogan atmadan, ironiyle ve oyun içinde oyun kurarak ilerliyor. Perde arkasında gölge oyunu hissi veren sahne, görsel olarak akılda kalan anlardan biri.
🎭Metnin dili oldukça yoğun ve yer yer karmaşık. Replikler felsefi bir hatta ilerliyor. Tanrı’nın varlığı, “gerçek” dediğimiz şeyin güvenilirliği, düş ile hakikat arasındaki sınır sürekli sorgulanıyor. Bu nedenle oyunun içine girmek kolay değil. Bazı anları ve duyguları yakalıyorsun, bazı yerlerde metin elinden kayıyor. Bütünlüklü bir sahiplenme yerine, parçalar üzerinden ilerleyen bir seyir deneyimi sunuyor.
🎭Oyunculuk performansları güçlü. Prömiyer olmasına rağmen göze çarpan bir aksaklık yok. Oyuna giriş, peşrev bana uzun geldi. Oyuna dahil olmam zaman aldı. Buna rağmen, bir noktadan sonra tuhaf bir biçimde sarıyor oyun ve sizi diri tutuyor.
🎭Kolay bir oyun değil. Ama soru sormayı seven, sahneden hazır cevap beklemeyen seyirci için düşündürücü ve özgün bir deneyim. Yolları açık olsun.
Bir Düşte İki Berduş