-
Bu kadar güçlü, bu kadar hazırlıksız yakalanacağım bir yüzleşme beklemiyordum.
@nazcaglairmak sahnede sadece bir karakteri değil; benim kuşağımın hafızasını ve bedenini taşıyor.
Ama bu gücün arkasında çok sağlam bir yapı var.
@SemaElcim’in metni 90’ları nostaljiye yaslanmadan yazıyor.
Hatırlatmak için değil; yüzleştirmek için.
Ne idealleri romantize ediyor ne de şiddeti estetize ediyor.
@nagihangurkann ’ın rejisi duyguya abanmayı reddediyor.
Ajitasyon yok.
Kaçış kapısı yok.
Her şey ölçülü, mesafeli ve bu yüzden çok sarsıcı.
@aysenilsamlioglu ’nun süpervizörlüğü, metin–oyuncu–seyirci arasındaki etik hattı net biçimde koruyor.
Oyun, esprili ve canlı bir açılışla gülümsetiyor.
Ama o gülüşün altında şu his var: “Bir şey olacak.”
Oluyor.
Son 40 dakika;
şiddetin, kaybın, baskının, ayrımcılığın
bağırmadan, ders vermeden ardı ardına çarptığı bir yüzleşme.
Naz Çağla Irmak duyguyu köpürtmüyor.
Kurbanlık inşa etmiyor.
Ama seyircinin sinir sistemine dokunuyor.
İzlerken sadece aklınız değil, bedeniniz de hatırlıyor.
Ben o yılları yaşayanlardanım.
Bu yüzden bu oyun benim için izlenen değil;
yeniden hatırlanan bir hikâye.
Bu oyun seyirciye neşeli bir akşam vaat etmiyor.
Çok daha zor bir sorumluluk üstleniyor.
Unutulduğu sanılan bir dönemin bastırılmış duygularını yeniden aktive ediyor.
Kolay değil.
Ama çok gerekli.
-
Sema Elçim'in kaleminden çıkmasının vermiş olduğu rahatlıkla başlıyorsunuz izlemeye, devam ederken de hayâl kırıklığına uğratmıyor sizi. Oyun içinde bir şey oluyor ve siz almanız gerekeni alıyorsunuz. Mutlaka size dokunuyor. Yaşanmışlıklar, arada yaşanan duygu geçişleri, nefisti. Duvardan inen tablonun arkasında kalanlar, yaşanmışlıkların özeti gibiydi. Her detayı ile ince ince düşünülmüş güzel bir temsildi.
-
Tek kelime ile ŞAHANEYDİ! Ayakta alkışladım ve saatlerce alkışlayabilirdim. Işık, konsept, oyunculuk, perdenin oyuncular ve seyirci arasında zaman zaman kalkmasının mükemmel tatlış hali. Duygu geçişleri mükemmeldi. Ve Feramuz'un bakış açısından görmek bazı şeyleri hem çok güzel hem çok dokunaklıydı. Oyun sonunda çok ağladım ama oyun aralarında da inanılmaz kahkaha attım. Emeğinize sağlık güzel insanlar :)
-
Oyundan çıkar çıkmaz yazmak istedim. O nasıl bir performanstı 🥹🩵 Naz Hanım’ı gerçekten yürekten tebrik ediyorum. Uzun zamandır izlediğim en güzel oyunlardan biriydi. Emeği geçen herkesin emeğine sağlık 👏🏻
-
Bu sezon seçip gittiğim oyunlardan hep mutsuz ayrılmıştım. Tam ben iyi oyun seçemiyorum derken bu oyun fikrimi değiştirdi. Metrohan'da izledim. Ne anlattığını kendi de bilmeyen oyunlardan, bomboş konulardan o kadar sıkılmıştım ki. Sen Ne Güzeldin Aşkımızın Şehri, ilaç gibi geldi. Sağlam bir metin, minimal ama sürprizli bir dekor, dinamik ve çağdaş bir oyunculuk var oyunda. Ama beni en çok mutlu eden Ahmet Kaya ve Vedat Türkali sürprizleriydi. Harika bir yakın dönem işi olmuş. İlk defa bir oyuna yorum yazma gereğini hissettirdi bana. Tüm ekibin emeğine sağlık.
Sen Ne Güzeldin Aşkımızın Şehri / TiyatroDEA