Dün akşam Triyandafilis’i izledim. Vallahi içim burkuldu, kalbim bi’ tuhaf oldu. Uzun zamandır bu kadar içten, bu kadar dokunan bir oyun seyretmemiştim. Oyuncuların enerjisi, müziklerin güzelliği, sahnenin ve salonun her yerinden fışkıran emek! Hepsi birleşince insanın yüreğine oturuyor resmen. Bazı yerlerde gözlerim doldu, bazı yerlerde yüzümde kocaman bir tebessüm belirdi. Öyle masalsı, öyle sıcak bir anlatım var ki... Peçetenizi hazır edin, ben söylemiş olayım. Hele o orkestra... Ayrı bir güzellik katmış, şapka çıkarılır. Finalde Ayla Kutlu’nun salondan selam vermesi de geceyi büsbütün özel yaptı. Sadece ses ayarlarında ufak tefek sıkıntı vardı, bazı cümleler kaçtı ama inanın oyunun güzelliğinden hiçbir şey eksiltmiyor. Kısacası, alın sevdiğinizi kolunuza takın, gidin görün bu oyunu. Yüreğinize işleyen, insanı başka bi’ yere götüren cinsten. Emeği geçen herkese helal olsun.
Bu da Geçer Ya Hu / Ankara Devlet Tiyatrosu