Bu güzel memleket(insanları), nedense kalıp düşüncelere ve katı gelenek-göreneklere mahkum edilmiş; bu nedenle gençleri- özellikle farklı gördüklerini- harcamakta pek mahir ve gaddarlar. İsteniliyor ki herkes tornadan standart yekpare çıksın, öyle davransın.
Alis Çalışkan tıpkı "Herkes Kocama Benziyor" oynunda olduğu gibi toplumun dışına itilmiş farklı insanları, tutunamayanları, ezilenleri "Sanki Hiç Unutmayacakmış Gibi" oyununda da çok başarılı bir şekilde metne aktarmış, bundan sonra yazacağı oyunları merakla bekliyorum. Berfu Aydoğan'ı sahnede ilk kez izledim, biz tiyatroseverleri performansı ile büyüledi. Küçük Prens romanını okurken veya Sevgili Arsız Ölüm Dirmit oyunun izlerken hissetiğiniz masalsı hüzün ve keder bu oyunda ortaya çıktı. Kadıköy Emek Tiyatrosuna bu zor Pandemi şartlarında böyle güzel oyunlar çıkarttıları için ne kadar teşekkür etsem o kadar az kalır, umarım tiyatroseverler hak ettikleri ilgiyi, desteklerini, salonlarını doldurarak verebilirler. Oyunda emeği geçen herkesi kutlarım. Dip Not:Kadıköy Emek Sahnesinin girişinin hemen sağındaki bir panoya eski oyunlara ait broşürler asılmış, sergilenmiş. 1997-1999 arasında(tahminen) izlediğim Suna Pekuysal'ın Şehir Tiyatrolarında oynadığı Ahududu oyunun broşürünü görmek beni çok duygulandırdı, umarım o pano büyüyerek Kadıköy Emek sahnesinin duvarlarını kaplamaya devam eder.
Sanki Hiç Unutmayacakmış Gibi / Kadıköy Emek Tiyatrosu