Deney Atölyesi'nden
" 1 2 3 4 = Bakkhalar "
Euripides'in yazdığı, Güngör Dilmen, Oruç Aruoba'nın dilimize kazandırdığı " Bakkhalar " adlı antik Yunan trajedisini Serkan Karabayır uyarlayıp, yönetmiş.Oyunda şair olarak Friedrich Nietzsche ve ressam olarak Rafet Arslan ile merhabalaşıyor izleyici...
Fuayede içe işleyen bir şarkı ile başlıyor " 1 2 3 4 = Bakkhalar ".
Ansızın Thebai'de buluyoruz kendimizi.
Pentheus, Teiresias, Kuklacı, Agave, Dionysos ve diğerleriyle tanışıyoruz peş peşe.Baştan çıkartan Dionysos bir anda bizi bambaşka illüzyonlara, alemlere sürüklüyor.
Douglasvegas ve Umut Bozkurt'un müzikleri, Bilge Çelik'in hareket, Da'nın kostüm, Mehmet Ergün'ün ışık tasarımları oyuna çok şey katarken, tanrılar tanrısı Zeus ile ölümlü Semele'nin oğlu Dionysos rolünde Görkem Günay devinim, jest, mimik, tavır bütünlüğü ve sahne sempatisiyle belleklerden kolay silinmeyecek, son derece etkileyici, çapaksız, başarılı bir yoruma imza atıyor.Adeta Dionysos'u kendisiymişcesine seyirciye yansıtıyor.
Deniz Boldaz, Cihan Bektaş, Tunç Mestçi, Gizem Güneş Vergili, Serkan Karabayır, Bilge Çelik kelimenin tam anlamıyla kusursuz bir uyum içinde, her türlü takdirin üzerinde değerlendirilmeyi hak eden bir oyun çıkarıyorlar.Yaşar kıldıkları karakterlere incelikle, özenle, tutarlılıkla yaklaşmışlar çünkü.
Yönetmen Serkan Karabayır sahne üzerindeki temponun düşmemesini, enerji ve heyecanı diri tutmayı, soluk katmayı, sözünü esirgemeden söylemeyi, amaç ' gerçek tiyatro yapmaksa ' bunun üstesinden gelmeyi başarmış.Daha ne olsun ?
" 1 2 3 4 = Bakkhalar " da çok değerli bir de sürpriz var.
Serkan Karabayır, hocası Çetin İpekkaya'nın Galatasaray İlkokulu'na giderken annesi İclal Hanım'ın kendisine verdiği tahta çantayı, oyunda Kuklacı'nın tasvirlerini sakladığı sandık (çanta) olarak kullanmış.
Bu oyunu izlemenizi öneririm
"
1 2 3 4 = Bakkhalar / Deney Atölyesi