Deneyiminizi arttırmak için sitemizde çerezleri kullanıyoruz. Devam ederek Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmektesiniz. Detaylı bilgi için tıklayınız.TAMAM
Engin Hepileri’nin oyun başlamadan önceki o uzun ve hareketsiz sahne performansı, izleyiciyi daha ilk dakikadan oyunun içine çeken çok başarılı bir tercihti. Nergis Öztürk ile birlikte Alzheimer sürecini ve her birimizin potansiyel birer hasta adayı olduğumuzu hissettiren performansları takdire şayan.
"İnsan anılardan oluşuyor ama tutunmayı seçtiği anılar da bayağı tuhaf..." repliği oyunun adeta özeti gibiydi. Zaman zaman duygusal derinliğin biraz daha kuvvetli olmasını arasam da, gerek oyuncu performansları gerekse alt metniyle izlenmesi gereken bir oyun. Emeği geçenlerin ellerine sağlık.
Her şeyden önce oyunculuk performanslarıyla devleşen bir yapım. Celal Kadri Kınoğlu ve Okan Bayülgen’in sahnede birbirleriyle olan diyalogları adeta topun hiç yere düşmediği, yüksek tempolu bir tenis maçı gibiydi; o enerjiyi ve sahne hakimiyetini izlemek büyük bir keyifti.
Oyun iki perde boyunca temposunu koruyor ancak konu seçimi itibarıyla biraz daha spesifik bir alana hitap ediyor; bu yüzden her izleyicinin ilgisini aynı oranda çekmeyebilir.
Oyunun sonrasındaki söyleşi bölümü ise gecenin en değerli anlarından biriydi. Ekiple kurulan bu samimi bağ, tiyatro deneyimini çok daha anlamlı ve tamamlanmış kılıyor. Keşke her oyunda böyle bir imkanımız olsa.Emeği geçen herkese teşekkürler.
Elma Labrador Çimen / Tiyatro.iN