-
İyi çalışılmış ve bir o kadar da samimi bir oyun izledik. Dinamik kurgu ve oyuncuların bu dinamizme uyma performansı etkileyiciydi. Işık kullanımı da çok yaratıcıydı
-
Merhaba,
Yorumunuzu okuduk ve ekip olarak çok üzüldük. Görünen o ki geçmişte bazı kötü deneyimler yaşamışsınız. Bir oyuna beklentiyle gidip hayal kırıklığı yaşamak, seyirci için yıpratıcı olabilir ve elbette endişenizi anlıyoruz.
Ancak henüz izlemediğiniz bir oyun hakkında, bu denli kesin ve suçlayıcı ifadelerle yorum yapmanız, sizce de fazla acımasız ve adaletsizce değil mi?
Özellikle de bu oyunun işlediği temaları, seyircide bıraktığı hissi ve etkiyi bilmeden ve deneyimlemeden bunu yapmanız… İnanın hem bu oyunun sahneye taşınması için emek veren bizleri hem de oyunumuzu izleyip duygu ve düşüncelerini paylaşma cesareti gösteren seyircilerimizi töhmet altında bıraktınız. Canınız sağolsun :)
“This is Living”, veda etmek ve rağmen yaşama tutunmaya çalışmak üzerine bir oyun. Belki de burada gördüğünüz ve büyük büyük harflerle “SAHTE” diye nitelendirdiğiniz yorumlar; hayatında en sevdiğini kaybetmiş, kaybetmek üzere olan, yas tutan ve belki de oyunumuzla birlikte biraz olsun anlaşılmış, paylaşmış ve “kalabalık” hissetmiş insanların sesleri olabilir.
Bizim için mesleği yapma sebebi olan bu duygu ve düşüncelere “sahte” demek ve bunu çok kolayca yapmak, bu acıyı gerçekten yaşamış ve hala yaşayan insanların acısında gösterilmesi gereken asgari duyarlılığın bile gerisinde kalıyor.
“Maddi kaygılar yüzünden yapmayın!” demişsiniz; Bizler sanat üretmenin neredeyse imkânsız, tüketmenin ise lüks haline geldiği bir ortamda var olmaya ve yaşamaya çalışıyoruz. Fakat buna “rağmen” maddi motivasyonlarla değil, insan olmanın yükü, sanatçı olmayı seçmenin sorumluğu ve dünyaya bir cümle söyleme ve belki bir yaraya merhem olma ihtiyacıyla sahneye çıkıyoruz.
İnanın para kazanmak için yapmayı seçeceğimiz şey tiyatro olamaz, velev ki aklımızı yitirdik ve öyle sandık, seçeceğimiz oyun neden bu oyun olsun yahu? Akıl işi değil!
Ez cümle; buraya yorum yazan izleyiciler, ilk defa bir oyun değerlendirmiş, hissettiklerini ilk defa paylaşmak istemiş, sanata/sanatçıya destek olmak istemiş, hikayemizi daha görünür kılmak ve büyütmek istemiş olabilir ve hatta belki de hayatlarında ilk kez tiyatroya gelmiş olabilirler. Var olsunlar.
Ve inanır mısınız buradaki yorumların -ve instagram sayfamızdaki videolu yorumların- tamamı bilet satın alıp oyunumuzu izlemiş seyircilere ait. Dilerseniz Tiyatrolar platformundan bilet satın alanların listesini talep edip, isimleri karşılaştırabilirsiniz, biz de seve seve destek oluruz. Ve fakat, enteresandır — oyunu izlemeden yorum yapan yalnızca sizsiniz…
Lütfen gelin, davetlimiz olun. Gerçek bir deneyim, gerçek bir fikri beraberinde getirir.
Ama izlemeden bu kadar kesin ve suçlayıcı konuşmak, yalnızca bizim emeğimizi değil, oyunu izlemeyi düşünen insanları da etkiler ve kimsenin buna hakkı yok.
Biz alıştık gerçi.
Çünkü bu ülkede sanat hep “rağmen” yapılagelmiştir.
Her şeye rağmen,
Herkese rağmen,
Keşke böyle olmasa.
Ne üzücü.
Çok sevgiler.
This is Living ekibi adına,
Aykut
-
Çok özür dilerim ama…
Gerçekten nedir alıp veremediğiniz? Neden henüz izlemediğiniz bir oyunu, hiç tanımadığınız bir ekibi durduk yere ve ısrarla karalamak, lekelemek istiyorsunuz? Mesela neden mevcut konuşmaya yanıt vermek yerine, yeni bir negatif yorum yazmayı istediniz özellikle? Daha fazla zarar vermek için mi?
Bakınız ben de bu zamana kadar hiçbir oyuna yorum yapmamış ya da alkış puanı vermemişim. Bu durumda ben de mi sahte profilim? Ya da size göre gerçek bir tiyatro izleyicisi değil miyim? Bu mu kriteriniz? Seyircilerimizin kim olduklarını, hangi oyunlara gittiklerini nereden biliyorsunuz? Kimin kime ne yorum yazacağını ya da ne puan vereceğini siz mi belirliyorsunuz? Bu ne büyük bir hadsizlik, ne tuhaf bir özgüven yahu!
Hiç sanmıyorum ama mesela diyelim ki sahnemize geldiniz ve oyunumuzu izlediniz. Haksızlık ettiğinizi gördünüğünüzde, “gerçekten dedikleri kadar varmış.” diyip utanacak mısınız? Büyük harflerle ve kesin bir dille suçladığınız bizden ve seyircimizden yine büyük harflerle ve yüksek sesle özür dileyecek misiniz?
Açın instagram hesabımızdaki seyirci yorumu videolarını izleyin ve rica ediyorum artık daha fazla anlayıştan uzak, suçlayıcı ve kötücül yorumlarla burayı kirletip oyunumuza ve tiyatroya bilinçli şekilde zarar vermeyi “seçmeyin” lütfen.
Sanat ortamında güven arıyorsanız, önce başkasının emeğine karşı adil ve dürüst olmayı öğrenmeniz gerekir. Oyun daha üç temsil oynadı, bir durun yahu! Neden izlemediğimiz bir oyunu yıpratmak, kötülemek ve alaşağı etmek istersiniz arkadaş?
Oyunumuzu izlemiş olsaydınız yaptığınız bu yorumlara eleştiri diyebilirdim ama izlemediniz. “SİZ BİZİM OYUNUMUZU İZLEMEDİNİZ.” Dolayısıyla bu bir eleştiri değil, düpedüz karalama davranışı ve kötü niyet.
Lütfen yapmayın,
Rica ediyorum.
-
Yorumunuz eleştiri değil, suçlama ve itham içermektedir.
Bir seyirci oyunumuzu beğenmeyebilir, eleştirebilir ya da düşük puan verebilir; bu elbette seyircinin en doğal hakkıdır. Ancak şunu hatırlatmak isteriz: Gerçek bir tiyatro izleyicisi, bir sanatsever, oyunu beğenmemiş olsa dahi sanata ve sanatçıya saygısını korur. Yukarıda tercih ettiğiniz dil, tiyatro kültürüyle bağdaşmamaktadır. Dilediğinizi yapın, seyirci gerçeği görür merak etmeyin.
Ayrıca aynı gün açılan bu profil üzerinden önce yalnızca bizim oyunumuz için 1 puan verilmesi, hemen ardından ise aynı dakikalar içerisinde 7–8 farklı oyuna yüksek puanlar ve övgü içeren yorumlar yapılması, bu değerlendirmenin doğal bir seyirci deneyimine dayanmadığını açıkça göstermektedir. Bu tür bir puanlama dağılımı, “gerçek seyirci” izlenimi yaratmaya yönelik bir davranış olarak okunmaktadır.
Temsil sırasında sergilediğiniz tutum da göz önüne alındığında, söz konusu yorum ve puanlamayı oyunumuzun sanatsal içeriğini ya da gerçek bir seyirci deneyimini yansıtan bağımsız ve sağlıklı bir geri bildirim olarak kabul etmiyoruz.
Bu noktadan sonra herhangi bir yanıt vermeyeceğiz. Süreci platformun ilgili değerlendirme ve bildirim mekanizmalarına ve seyircimizin takdirine bırakıyoruz.
-
Merve Hanım,
Eleştirilere ve seyirci deneyimlerine her zaman açığız.
Ancak söz konusu temsilde, oyunu izlemek yerine telefonla vakit geçirmeniz, yüksek sesle yapılan konuşmalar, telefondan gelen sesli bildirimler ve bu davranışların hem sahnedeki sanatçıların hem de diğer seyircilerin dikkatini defalarca dağıtması nedeniyle salonda belirgin bir rahatsızlık oluştuğunu üzülerek belirtmek isteriz. Nitekim temsil sırasında bazı seyirciler bu duruma "size dönerek ve bakarak" tepki göstermiş, arka sıralarda bulunan sahne görevlimiz yaşananları gözlemlemiş ve oyun bitiminde oyuncularımız da bu durumla ilgili geri bildirimde bulunmuştur.
Eleştiri, ancak oyunun kendisine odaklanıldığında anlamlıdır. Tiyatro, karşılıklı dikkat, ortak bir an ve seyirci–sahne arasındaki karşılıklı saygı üzerine kurulu bir sanattır. Temsil sürecini bu ölçüde kesintiye uğratan bir deneyimin, oyunla ilgili sağlıklı bir değerlendirme zemini oluşturmadığını düşünüyoruz.
Bu nedenle verilen puanın, oyunun sanatsal içeriğini ve seyirci deneyimini sağlıklı biçimde yansıttığını düşünmüyoruz. Oyunumuzu izleyen ve izlemeyi düşünen herkes için daha sağlıklı bir tiyatro deneyimi dileriz.
This is Living / Klan Sahne