Biraz uzun olduğu söylenebilir. Ama nitelikli seyirci içeriğe odaklanır. İçerik olarak oldukça doyurucu, müthiş siyasi taşlamaların, zekice esprilerin döndüğü bir oyun. Müslüm Tamer ve Zafer Kırşan harika denebilecek düzeyde, ustalıkla oynuyor. Çok yetenekli teatrallikler olsa da dozu fazla olunca mesaj gölgeleniyor, oradaki söylemi anlamak yerine oyuncunun fazla abartılı haline odaklanıp onu itici bulmaya kalkan oluyor muhtemelen. Ama bakmayın, olumsuz bol yorum gelebilir ama seyircinin çoğunun bol bol güldüğü ve finalde ayakta alkışladığı bir oyun. Ağa-cinci hoca, kadı, paşa ararsındaki diyaloglar çok öğretici ve büyük bir tarihsel ironi taşıyor. O bölüme özellikle dikkat etmenizi tavsiye ederim. 2. perde çok daha akıcıydı. Yeşilçamvari klişe kısmı aslında baskın değildi oyunda. Bir de tabi kültür eleştirisini kendisine hakaret olarak alan vasat seyirci Shakespeare döneminde kalmadı. Olumsuz yorumların bir kısmı muhtemelen Tartuffe'u din düşmanlığı sayıp 5 yıl sansürleyen kafanın tezahürü çünkü bazıları ciddi ölçüde alınacaktır. Eleştirel bakma yeteneği yüksek seyirci ise keyif alacaktır. Ciddi işlere, reel konulara değil cinci hocanın hurafelerine kulak asan ağa tipi, rasathaneyi meleklerin bacaklarına bakıyor diye topa tutan kafanın aynısı değil mi? Dolayısıyla hakikate sadakat arttıkça beğenme oranı artacaktır. 2. kez izlenmeyi de hak eden bir oyun.
Yoldan Çıkan Oyun / İstanbul Şehir Tiyatroları