Deneyiminizi arttırmak için sitemizde çerezleri kullanıyoruz. Devam ederek Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmektesiniz. Detaylı bilgi için tıklayınız.TAMAM
Başkalarının ışıltılarının öldürüldüğü , emeğinin sömrüldüğü bir düzenin parçası olma yüzdeliklerimiz farklı da olsa parçasıyız ya işte. Bu yüzdelik arttıkça insanlar kendilerinde daha çok hak görür üstelik. Beni rahatsız hissettirdiği için sevdim oyunu. Oyuncuların biz gelmeden oyuna başlaması fikrini sevdim. Bu kapitalist sisteme de sonradan eklenip seyirci kalmayı hissettirdi bana. Dekor tüketime eleştiri olarak mı yoktu bilmiyorum ama yansıtma gibi olabilirdi.
Oyunun girizgahı biraz daha seyirci içine çeken bir yapıda olabilirdi.
Ahmet Hamdi Tanpınar’ın modernleşme sürecindeki Türkiye’yi hicivle ele aldığı, çok katmanlı bir romandan yapılan oyun. Romandan uyarlama olunca hep tedirgin olurum. Hayri İrdal rolünü Serkan Keskin oynuyor diye merak edip gittim oyuna. Her role yakışan bir oyuncu. Tecrübeli ve rahat oyunculuğunu severim. Yine yanıltmadı beni. Romanı ve oyun metnini yan yana koysam eleştirecek çok yer bulabilirdim. Zaman kavramı, romanda yalnızca saatlerle sınırlı değildir; geçmiş, gelenek, alışkanlık ve ilerleme fikriyle iç içe geçer. mizah ve melankoliyi ustaca harmanlayarak bireyin toplumsal dönüşüm karşısındaki savruluşunu anlatır. Eser, görünürde komik ama derinlikte hüzünlü bir uygarlık eleştirisi sunar. Sadeleştirilmiş. Tekrarlardan arındırılmış bir metin ve reji ortaya çıkartmış Serdar Biliş. Seyretmeye değer buldum. Keşke biletlerde engelli indirimi olsaydı.
Işıltılı Haşerat / İstanbul Devlet Tiyatrosu