Deneyiminizi arttırmak için sitemizde çerezleri kullanıyoruz. Devam ederek Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmektesiniz. Detaylı bilgi için tıklayınız.TAMAM
Bir çok sahne efsanesi terk ediyor bizi. Yıldız Kenter gideli çok oldu. Ferhan Şensoy’un ve Genco Erkal’ın acısı hala küllenmedi. Onlar ve niceleri giderken bir üzüntüm de yerleri nasıl dolacak korkusuydu. Urladam Ağaçlı Sahne’de bir hafta arayla Dokuz Sekizlik Kıyamet ve Nokta’yı izleyince içime bir su serpildi. İkisi de mükemmel oyunlar. Özge Arslan’a geçmeden önce ufak bir teşekkür Kesal çiftine. Harika iş çıkartıyorlar Urla’damda. Yıllar boyu o ağacın gölgesinde ellerim patlarcasına alkış tutmak istiyorum bu yeni doğan efsanelere ve nicelerine. Nokta oyununu hem yazmak hem yönetmek hem de oynamak. Herkül gelse benim gücüm yetmez derdi. Özge Arslan kadın gücünün ne olduğunu öyle net gösteriyor ki düşündükçe hala yürek atışım hızlanıyor. Karakterden karaktere dönüşürken, hem aklımızı hem dünyaya ettiklerimizi sorgulatıyor. Daha gözyaşlarımızı silemeden kahkaha atmak zorunda bırakıyor biz seyircileri. Sahnedeki devi selamlamaya gittiğimizde mütevaziliğiyle daha da devleşiyor. Kendi karakterine büründüğünde içimize sokasımız geliyor. Bahsettiğim iki oyunda da aynı hislere kapıldım. Tiyatro sanatında daha fazla ne yapılabilir düşüncesi üşüştüğünde iki oyun da Tokat gibi çarpıyor insanın yüreğine.
Durmak yok mücadeleye devam !
Urladam Ağaçlı Sahne’de seyretme şansı bulduk bu mükemmel oyunu. Nezaket Erden seksen beş dakikada neden bu durumdayız sorusunun cevabını veriyor ve bunu kılıktan kılığa girerek yaparken bazen seyirciyi kahkahalara boğarken bazen de seyircinin boğazına bir yumruk gibi oturuveriyor. Nefes alabilenler göz yaşlarına boğuluyorlar. Sanatın hiç ölmeyeceğine emin olarak ayrıldık Urladam’dan. Teşekkürler tüm emekçiler, teşekkürler Kesallar.
Nokta / Baba Sahne