Harika bir ekip!
Çok etkileyici bir oyundu. Oyuncu Olcay Yusufoğlu gerçekten inanılmaz inandırıcı bir performans sergiledi. Üzerinden bak kaç ay geçmiş ben hâlâ rahatlıkla övebiliyorum, sahneleri aklımda hâlâ. İzlemenizi tavsiye ederim.
Oyunla ilgili olmayan bir tek önerim var o da oyunun içeriğinden ötürü bazı seyircileri haliyle tetikleyebileceği gerçeğini oyununun başında veya tanıtımında belirtmeleri gerekiyor bence. Bunu zaten konuşmuştuk, kendilerinden kaynaklanan bir sorun olmadığını belirtmişlerdi, bir şekilde bu problemi çözebilecek birileri varsa buradan yazmak istedim.
Oyunu Boa’da izledim geçen gün. Henüz National versiyonunu izlememiştim, metin de bende var aslında ama önce Boa’da izlemek istedim. Dolayısıyla bilerek konuyu okumadım geneline hakim olsam da. İçeri girdiğimde olacaklardan habersiz oturdum koltuğa.Tetikleyi unsur olabilir kısmını atlamışım tabi :’) 1 senedir aklımdan geçen tüm sorgulamaları anlatıyor ve dava süreci hariç birebir aynı şeyi yaşadığım için çok tetiklendim. Bu beni pek mutlu etmedi. Kaçamadım, çıkamadım, her şeyi yeniden hatırladım. Oyun boyu ağlamamı durduramadım. Oyun çıkışı bankta bi süre elim ayağım titredi. İyi mi oldu kötü mü bilmiyorum ama bu konuların sahnede olmasını bir oyuncu olarak çok istiyorum. Sadece bu yoğun kathartik deneyim travmayı iyileştiren bir şey değil. Bu yüzden rahatsız etti beni, bunu yaşayan biri olarak sahnede erkeklere “sağınıza solunuza bakın” diyerek dikkatlerini çekmeye çalışmak güzel olsa da, o gözün odağını, bakışların gücünü erkeğe değil kadına vermek gerektiğini düşünüyorum. Otururken yanımdaki adamın beni izlediğini hissetmeyi değil, benimle empati yapmasını değil, asıl o otururken biz kadınların sağımıza solumuza bakıp onu ve onları izlediğimizi bilmelerini sağlamak çok güçlü hissettirirdi. Kadınlara seslenip sağınıza solunuza bakın, yaptıklarının basit bir şey olmadığını anlayın, üstünü örtmeye çalışmalarına izin vermeyin, arkadaşınız sevgiliniz kocanız olabilirler, aynı masada oturuyor aynı işte çalışıyor olabilirsiniz, hukuk sistemini bu rezillikler sarmış olabilir ama sesinizi kısmayın, yapanla empati kurmak zorunda hissetmeyin, her yerde anlatın, dikin gözünüzü diyerek o an sahnede aramızda bizimle oyunu izliyor olabilecek potansiyel tacizcilerin tüyleri diken diken olsun ve benim oyun boyu yaşadığım kapana kısılmışlığı yaşasın isterdim. Çıkışta oturup çöken kişi bunu zaten yaşamış olan kadın değil de bunu yaşatan sapıklar olsun isterdim. Metinle alakalı muhtemelen ama içimden geçen bunlardı. Bizim sektördeki sapıklardan biri gelip izlediğinde bakışları üzerinde hissetmesi fikri heyecan verici. Böyle… Bu metni seçtiğiniz için yine de teşekkürler. İyi ki emek vermişsiniz elinize sağlık.
Gözbağcı / Animus Tiyatro