Güç dengelerinin değişmesiyle gelen bir kırılma noktası…
“Güvendiğinizi ve tanıdığınızı sandığınız” birinin, tanımadığınız birine dönüşmesi… Çoğumuza hiç de yabancı olmayan bir durum.
Özlem Zeynep Dinsel, hayatta insanın başına gelebilecek en acı deneyimi sahneden değil, kalbinden seyirciye aktarıyor. Abartısız, kasmadan, oynamadan—sadece “olarak” orada, o sahnede devleşiyor.
Sesini bu denli ustalıkla kullanan bir oyuncuyu izlemek gerçekten büyüleyiciydi. Oyunun sonunda ise boğazımda bir düğüm, midemde bir yumruk, zihnimde bir balyoz darbesiyle baş başa kaldım. Hele ülkemizdeki sıcak ve bir türlü alışamadığımız gündemle birleşince, bu oyunun uzun süre sahnelerde kalacağından eminim.
Muhteşemdiniz, Sevgili Özlem Zeynep Dinsel.
Kızlar ve Oğlanlar / Oyun Atölyesi