Altından kalkılması, karakter ve yazar ağırlığından dolayı gerçekten zor bir rol. Uyarlama olarak bilinçli bir bilinçsizlik beklediğimiz en azından Selim Işık karakterinin seyirciye yakarmasını izlemek isterdim. Monolog başlı başlına zor olan bir bölümken altından kalkılmadığı zaman of seslerini yükseltir. Oyuncunun çabasını taktir ediyorum emeğine sağlık fakat Oğuz Atay’ın Tutunamayanları’nın yanına ufacık bile yaklaşamayan bir oyun
olmuş. Ağır bir metnin sadeleşmesini en azından her seyirciye geçmesini istiyorsunuz. Selim Işık’ın anlam arama, anlaşılma, ince düşünen insanaların toplumdaki kavgasını izlerken onun adına endişelenmek, bazen utanç duymak, bazen de onun yalnızlığından sıkılmak, boğulmak istiyorsunuz. Fakat sıkan tek şey oyunun kendisiydi maalesef. Yine de herkesin emeğine sağlık. Sahne dekor ve prodüksiyon olarak da epey zayıftı. Selim Işık’ın hayal kırıklığı olan hayatının tüm dönüm noktaları bir evrak gibi buruşturulup sahneye serilmişti fakat Selim Işık karakterini bu karamsarlığa sürükleyen hayal kırıklıkları metaforu olan buruşturulmuş kâğıt parçaları bile az olduğu için seyirciye geçmedi. Selim Işık’ın dönüm noktası olan 4-5 farklı an var bunlardan en önemlisi belki de Günseli’nin onu terk etmesiyken en azından buralar monolog gibi değil bir kaç farklı kısa diyolog ile çözülebilirdi. Oyun baştan sona neredeyse hiç değiştirilmemiş roman metinleriyle oyuncunun üzerine bırakılmış bir bomba gibiydi. Buradan güçlü çıkacaklarına da eminim.
Sizin gibi kafalar olduğu için bu platform da güvenilirliğini yitiriyor. Sizin için 7 puansa 7 puan verin. Ömrü hayatınızda 2-3 oyun izlediniz diye kendinizi üstün görmek ve oyunun puanını yükseltmeye çabalamak nedir?
İnsanlar da 4-5 olan puanlarını 1'e düşürsünler o zaman.
Komik olmayın!
Tutunamayanlar / Kumbara Görsel Sanatlar