Deneyiminizi arttırmak için sitemizde çerezleri kullanıyoruz. Devam ederek Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmektesiniz. Detaylı bilgi için tıklayınız.TAMAM
Gerçek bir sanat deneyimi yaşadım diyebilirim. Yazarın zekâsı ve anlatımındaki sadelik çok güçlü; metin katman katman açılıyor ama hiçbir yerde kendini zorlamıyor. Oyuncuların kabiliyeti ve sahnedeki varlığı bu dünyayı çok inandırıcı kılıyor. Sahne tasarımının sadeliği, müzik seçimleri, kostümler ve özellikle girişteki ışık kullanımı oyunun atmosferini derinleştiriyor. Okyanusa dalma sahnesi ve finaldeki dans ise hafızamda yer
eden anlar arasındaydı. Oyun bittiğinde aklımda kalan şey; insanın kendi gelgitleri içinde ne kadar savrulabildiği ve tek başına bunun içinde sıkışıp kalabildiği, ama buna rağmen dönüşümün ancak birlikte mümkün olduğunun güçlü bir şekilde hissettirilmesiydi.
Daha büyük sahnelerde daha geniş kitlelere ulaşmasını isterim. Gerçek sanat aylar sonra da bile sorgulatan, akılda kalabilendir.
“Çok Fazla Uzaklaşmış Olamam Evimden” bana sadece bir oyun değil, içimde yankılanan bir his bıraktı. Nazlı Başaran’ın yazıp yönettiği tek perdelik oyun tematik derinliği ve anlatım sadeliğiyle güçlü bir tiyatro deneyimi sunuyor. Sahne tasarımı minimalist olmasına rağmen çok şey söylüyor; oyuncuların beden dili ve mimikleri ise metni kelimelerin ötesine taşıyor. Kökler, kimlik ve ait hissetmenin ne kadar derin bir ihtiyaç olduğunu yeniden hatırlatıyor. Oyunun samimi dili, oyuncuların içten performansları ve sahnedeki sade ama etkileyici anlatımıyla izlerken zaman duruyor. Özellikle oyun müzikleri fazlasıyla etkileyici seçilmiş. Kendinizi bulmak için izleyin!
Başta Mert Fırat olmak üzere tüm oyuncuların performansını çok beğendim. Hareketli sahne tercih edilmesi ve ekranlarla tüm detayların rahatlıkla görülebiliyor olması ara ara ağdalı bir dil kullanılmasına rağmen sürekliliği sağlaması açısından çok iyiydi.
Çok Fazla Uzaklaşmış Olamam Evimden / Abısta Tiyatro