“Kırıldığımız Yerde Bi’ Boşluk”, kurduğu distopik dünya ile yalnızca bir hikâye anlatmakla kalmıyor; insanın duygu, hafıza ve bağ kurma kapasitesini sorgulayan güçlü bir alan açıyor. Metnin dili, sahneleme tercihleri ve oyunculukların yarattığı atmosfer bu dünyayı etkileyici biçimde görünür kılıyor.
Oyun ilerledikçe doğru ile yanlış, kurtuluş ile yıkım arasındaki sınırlar bilinçli biçimde bulanıklaşıyor. Tam da bu noktada eser, izleyiciyi rahat bir cevapla değil; insanın kırıldığı yerde açılan o sessiz boşlukla baş başa bırakıyor. “Kırıldığımız Yerde Bi’ Boşluk”, sahnede kurduğu dünya ve yarattığı düşünsel yankıyla uzun süre akılda kalacak bir deneyim sunuyor. Bu güçlü sahne deneyimini mümkün kılan tüm yaratıcı ekibi kutluyorum.
Çok güzel bir oyun
İnsan hayatında bazı anlar vardır, o anda çocuksunuz o andan sonra büyümüş olursunuz, mecbur kalırsınız. İki çocuk arasında geçen konuşmalarda masumiyetin en yalın halini görüyorsun, ve geçişlerde büyüdükçe kurallar, kanunlar, kısıtlanan özgürlüklerle masumiyet yerini ağır vicdani sorumluluk korku alıyor. İki karekterde işini hakkı ile yapıyor.
Ritalin duygusallığın doruklarını yaşıyor olmalı ki , hemen sonrasında farklı repkikte göz yaşlarını görebiliyorsunuz. Nexium oyuna renk katıyor, gerçekten kekeme biri rol yapmaya çalışıyor sandım.Güler yüzü sahneye pozitif enerji katıyor .
Sahne tasarımı Harika
Öykü çok güzel
Afişlerinizi beğendim
* Tek olumsuz diyebileceğimiz tiyatro ile alakalı değil , sahne küçük ve seyirciye yakın, seyirci oyuncudan yukarıda olduğu için bazı sahneleri hiç göremedik...
Nazlı Ocakcı ve Selena Demirli'nin sahnedeki enerjilerine BAYILDIM. İki oyuncunun da hem karakterleri hem de birbiriyle bağları öylesine kuvvetli öylesine samimiydi ki izlerken sürekli tebessüm etmemek mümkün değildi. Ben çok sevdim. Sezonda yakalanması gereken bir oyun ve işleri takip edilmesi gereken oyunculardan. Tüm ekibin emeklerine sağlık ✨
Kırıldığımız Yerde Bi' Boşluk / Tiyatro Cora