Öfke, sahnede yalnızca bir duygu değil; adeta karakterlerin bedenine sızmış bir varoluş biçimi olarak karşımıza çıkıyor. Oyun ilerledikçe fark ediyorsunuz ki mesele sadece bireysel patlamalar değil, o patlamaların beslendiği görünmez toplumsal baskılar. Bu anlamda metin oldukça güçlü ve katmanlı.
Oyunculuklarda özellikle iç gerilim hissi başarılı şekilde taşınmış; ancak bu yoğunluk yer yer seyirciyi bilinçli olarak rahatsız eden bir noktaya ulaşıyor. Zaten oyun da konforlu bir izleme deneyimi sunmayı hedeflemiyor. Aksine, sizi koltuğunuzda huzursuz bırakıp düşünmeye zorluyor.
Sahneleme sade ama işlevsel; tüm dikkat ilişkilerin çatışmasına yöneliyor. Özellikle diyaloglardaki sert geçişler, karakterler arasındaki kırılmaları net biçimde hissettiriyor.
Genel olarak Öfke, kolay tüketilen bir oyun değil. Ama tam da bu yüzden etkili. İzledikten sonra aklınızda kalan şey bir hikâye değil, içinizde yankılanan bir gerilim oluyor.
Öfke / Tatavla Tiyatro