Zeynep Kaçar'ın aynı adlı romanından sahneye uyarlanan YALNIZ'ın ardındaki ekibin, sezonun iyilerinden "Treplev" gibi bir referansı olunca beklenti de büyük oluyor.
Ümit Erlim (aynı zamanda oyunun yönetmeni) ve Başak Ertanoğlu (oyuncu kadrosunda da yer alıyor) tarafından uyarlanan YALNIZ, ülke ile birlikte dönüşüme uğrayan, sekülerden muhafazakar çizgiye geçmiş yaşamlardan yansımaları barındıran bir oyun.
Ana karakter Feray, rock star olmayı hayal eden bir genç kız iken, ilk konserinde başına gelen olayla Doktor Veli ile tanışır. Üniversiteyi kazanması, fizik öğretmeni oluşu, Veli ile evlenmesi, kızı Defne'nin doğumu derken hayatındaki asıl dönüm noktasını yaşar: Doktor Veli tarikat işlerine girmiştir. Hikayenin devamını kitabı okuyanlar biliyor, oyunu izleyecek olanlar için konu bahsini bu kadarla bırakayım.
90'lı yılların renkli sosyal yaşamı, şehir dokusunun 2020'lerdeki değişim ve toplumsal yapıyı da dönüştürme halini yansıtan anlatı anlamlı. Ancak ne kadar ülkenin daimi gerçeği de olsa, ülke ve kadın karakter arasında kurulan bağlantıyı görmemiz de amaçlansa, işin "tarikat" boyutunun biraz da klişe argümanlarla yansıtılması beni içine çekemedi. Buna bir de tekrara düşen diyalogları, 2 saate varan süreyi ekleyince, özellikle son yarım saatinde oyundan ne yazık ki koptum.
Yanlış anlaşılmasın, bir yazar/oyun yeni bir şey anlatmak durumunda değil. Bazen sadece bilinenin altı çizilmek istenir. Bu noktada malumun yeni, farklı bir dille anlatımı önem kazanıyor. Dijital unsurlardan, kostüm seçimine, fiziksel tiyatro uygulamalarından, hareket ve sahne düzenine kadar reji ile yapılmak istenmiş bu. Kısmen de başarılı olmuş, özellikle dekorun ana unsuru dikey ve yatay lastik şeriflerin kullanımı çok güzeldi. Ama bütüne baktığımda sonuç ne yazık ki beni tatmin etmedi. Bu aşamadan sonra oyuna dair yapılabilecek tek revizyonun süresine yönelik olabileceğini düşünüyorum. Dilerim bunu da yaparlar ve yolları açık olur.
His / sfrpztf