Metin mi zayıf sahneye konma mı özensiz onu anlamadım. Sürekli aynı şeyleri söyleyen bir metin var. Kendini tekrar ede ede bir hal oluyor. Oyuncular yeteneklidir bir lafım yok ama bu oyunda iyi bir şey sunmaları pek de mümkün değil. Gitmek isteyenleri ve izleyip sevenleri bozmak istemem lakin oyun o kadar sıkıcıydı ki oyunun sonunda ilk sahnenin tekrarını oyuncular kısaltarak yaptı. En azından prömiyer temsilinde böyleydi.
Diyorum ki ben mi çok önyargılıyım. Benzer konusu olan Old Fools'a bakınca çok da haksız olduğumu düşünmüyorum. Gerçekten özenildiğinde iyi iş çıkıyor.
Öncelikle emeği geçen herkesin eline sağlık. Ancak oyunu oldukça didaktik bulduğumu söylemeliyim. Çok mış gibi geldi. Oyunculuk anlamında farklı yaklaşımlar var elbette; burada tercih edilen tarz ise daha çok bağıra bağıra oynanan bir oyunculuktu. Engin Hepileri’yi daha önce Moda Sahnesi’nde Akciğer oyununda izlemiş, çok beğenmiş ve hatta iki kez gitmiştim. Ancak bu oyunda seçilen oyunculuk
biçimi bana pek geçmedi. Evet, bir hastalık anlatılıyor ama bağırmalar falan bana fazlasıyla karikatürize geldi. Bir hastalık ve onunla yaşayan bir çifti izliyoruz; fakat bu ilişkinin derinlikli de görmüyoruz. Tüm bunların dışında, kafamı kurcalayan asıl mesele şu: Old Fools diye bir oyun var; sanırım 4–5 sezondur kapalı gişe oynuyor. İlk ve üçüncü sezonlarında, eşi dostu götürme hasebiyle birkaç kez izlemiştim. Oyunun rejisi, oyunculukları ve kadın erkek ilişkisinin inanılmaz gerçek sıcak ve sahici bir yerden kurulması beni çok etkilemişti. O yüzden hala bazı yerleri çok net hatırlıyorum. Elma çimen labrador oyunun konusu Old Fools ile fazlasıyla benzer. Zaman atlamaları başta olmak üzere pek çok yapı birebir örtüşüyor. Bu noktada iki temel sorum var: 1. Metnin orijinali de bu şekilde zaman atlamalı mı? 2. Yönetmen neden Türkiye’de yapılmış, bu kadar benzer bir metnin neredeyse paralel bir versiyonunu sahnelemeyi tercih etmiş? Bu tercih ticari bir sebepten mi kaynaklanıyor? Hani derler ya, eczane yanına eczane açılır 😅 Belki de Old Fools’un çok gerçek, çok hayattan ve fazlasıyla sahici bir yerden kurduğu dünyası beni bu soruları sormaya itti. Bir de Tırtıl GPT-148 diye bir oyun varmış; ona da bilet aldım. Orada da aynı hastalık ve zaman atlamalı reji varmış. Onu izledikten sonra bu yorumumu güncelleyeceğim. Konusu ve rejisi itibarıyla ister istemez bir kıyaslama ihtiyacı doğdu bende. Şu an için açık ara farkla Old Fools diyebilirim. Ha, bir detay daha: Oyunun başında barda tanışmaları, ellerinde içkilerle adamın kadına yürümesi gibi sahneler Old Fools’ta birebir vardı. Bir süre millete anlatmıştım ne güzel ve keşke gerçekte de böyle şeyler olsun diye aklıma kazınmış. Görünce gerçekten şaşırdım. Bu detaylar metinde mi var, yoksa yönetmenin reji tercihi mi? Old Fools izlenmiş, etkilenilmiş mi? Bir izleyici olarak merak ettim açıkçası. Yolları açık olsun.
Çanakkale izledim oyunu beklentim mi yüksekti yoksa oyun mu çok yüzeysel kaldı anlamadım. Konu gayet güzel ama oyunda akmayan bir şey var , oyunun o hissiyatı geçmedi oyunculara haksızlık yapmak istemem ama yaka mikrofonu ile oynan oyunlardan mıdır ? Yoksa oyunun sığ kalıp derine inememesinde mi ? Bana geçmedi ne yazık ki , konusu ile izlediğiniz aynı gelmiyor bence abartılcak bir oyun değil gidip görmek isteyenlere tavsiyem beklentiniz çok büyük olmasın . Alkışı seyircisi bol olsun oyunun ve emek veren oyuncuların
Tiyatro.İN'in izlediğim 5. oyunuydu. Anne, Akciğer ve en beğendiğim Kim Bu Ben oyunları dolayısıyla, yapımcısı olduğu oyunlara ayrı bir ilgi göstererek gidiyorum fakat Müfettişler ve son olarak da bu oyunda biraz hayal kırıklığına uğradım.
Bar sahneleri, hem oyunculuklar hem de mizansen, ikinci sınıf bir tiyatro oyunundaymışım gibi hissettirdi ve çok üstün körüydü.
Ne oyuncuların seyirciye anlattığı ayrıntılar ne de oyundaki evrelerin anlattıkları, yani oyunun kendisi, bu hikayeyi seyirciye geçirecek derinlikten yoksun kalıyor. Böyle bir anlatı için, sürenin çok yetersiz kaldığını düşündürdü.
Tanıştılar, Abba, Evlendiler, Dancing Queen, Markete gitti, Abba, Anahtarı unuttu, Dancing Queen, Doktora gittiler, Abba, Kavga, Dancing Queen, Kapanış.
Oyun birden bitiverdi. Hem oyunculuk hem de hikaye olarak yetersiz bir yerde kaldığını düşünüyorum. Mesele kötü oyunculuk değil, hikaye de kötü değil. Bu metnin daha derinlikli ele alındığı bir oyunda bu oyuncuların döktürdüğü bir oyun izlemeyi bekliyordum. Hem hikaye hem de oyuncular bu potansiyeli barındırıyordu çünkü. Metni birebir mi aldılar, yoksa kısaltılmış hali mi bilmiyorum fakat bu haliyle uluslararası övgü almış olabileceğini düşünmüyorum.
Kim Bu Ben kalitesinde oyunlar izlemeyi istiyorum. Emeği geçen herkese teşekkürler.
Elma Labrador Çimen / Tiyatro.iN