Oyunla ilgili çok kişisel bir yorum yazacağım. Oyundaki karakteri izlediğimde, yakın zamandaki beni izlediğimi düşündüm. Ben de bir süre öncesine kadar oldukça narsist, kibirli, herkesten fazla şey bildiğini düşünen ve herkesten daha farklı olduğumu göstermek için çaba harcayan biriydim. Öfkemin, tepkilerimin dışarıdaki dünyanın bana hissettirdiklerine verdiğim tepki olduğuna çok emindim. Ve fakat yaş ilerledikçe davranış biçiminizin ne kadar bencilce ve kibirli olduğunu fark ediyorsunuz. Ve karşında kendin gibi davranan birini gördüğünde o ayna sağdan soldan tokadı yemenizi sağlıyor. Süper bir dönüşüm yaşadım mı 100% emin değilim, sonuçta can çıkar huy hemen çıkmıyor :) Ama kendimi giderek daha fazla soğan kabuğu gibi soymaya başladığımda, neyi neden yaptığımı fark ettiğimde, hatta kimi zaman olayları objektif değerlendirmediğimi fark ettiğimde, aklımda uydurduğum hikayelerle başkalarını suçlayıp, kendimi aklamaya çalıştığımı fark ettiğimde, etki alanı ve ilgi alanı arasındaki farkı anlayıp sakinleşmeye başladığımda, kişilik profilimi anlayıp, keskin yanlarımı törpülemeye başladığımda umutsuzluk ve öfke yerine, bitmeyecek bir değişim yolculuğuna başladığımı ve hala kendimle ilgili umudum olduğunu fark ettim :) Oyunla ilgili söylenecek pek bir şey yok, muhteşem ve harika, özenli ve ilmek ilmek örülmüş. Işığın gücü her sahnede duyguyu yansıtacak kadar etkileyici. Bu arada benim gibi epilepsi hastası iseniz, ilk perdede biraz gözünüzü kapatmanızı öneririm. Zekice kullanılmış dekorlara bayılıyorum, eskiden klasik sahne dekorlarını daha fazla severdim. zaman geçtikçe anlıyorum ki dekorun sadeliği oyunculuğu daha da ön plana çıkarıyor, ya da oyunculuk kötü ise gözünüze de sokuyor :) Merve Dizdar boşuna ödül almıyor, 130 dk oyunda en fazla 15 dk ağlamadan oynadı bu kadın, 100 dakikaya yakın süre durmadan ağlayabilmek, iniş çıkışlı bir duygu durumunu yansıtabilmek, gerçekle hikaye arasındaki farkı verebilmek ancak onun yapabileceği bir şey buna kesinlikle eminim. Yarın öbür gün aynı oyunu rica ediyorum başkası oynamasın, büyük patlar bence :) Velhasıl kelam, kendinizle yüzleşebilecek cesaretiniz varsa gidin. Çünkü oradaki herkesin varlığı, illa ki sizin de içinizdeki arızalı karakterlerden birisi olacak. Oyunu seyirlik diye izlemeyin, "ben bu sahnedeki kimim?" diye bakın bence. Uzaktan izlediğiniz sizi ne kadar kabul edeceksiniz ya da ret edeceksiniz, kendinizi deneyin, bakalım ne bulacaksınız...
İnsanlar Mekanlar Nesneler / IdPro