15.04.2026 tarihinde Ülker Spor ve Etkinlik Salonu’nda sahnelenen Gırgıriye Müzikali’ni izledim. Öncelikle, tiyatro gibi sahne sanatlarının bir spor kompleksinde, yaklaşık 14.000 kişilik bir kapasiteyle sergilenmesinin; hem sanatın doğasına hem de seyir deneyimine uygun olmadığını düşünüyorum.
Mekana giriş süreci oldukça düzensizdi. Yeterli yönlendirme olmaması nedeniyle izleyiciler hangi sırada bekleyeceklerini ve hangi kapıdan giriş yapacaklarını anlamakta zorlandılar. Uzun kuyruklar ve ciddi bir karmaşa vardı.
İçeri girdiğimizde ise “VIP” kategorisinde, yüksek ücretler ödeyerek aldığımız biletlerin karşılığında plastik sandalyelerle karşılaşmak büyük bir hayal kırıklığıydı. Daha fazla seyirci alabilmek adına oturma düzeni son derece sıkışıktı; neredeyse iç içe oturmak zorunda kaldık ve sahneyi görmek için ekstra çaba sarf etmek gerekti.
Etkinliğin saat 20.30’da başlayacağı belirtilmesine rağmen oyun yaklaşık yarım saat gecikmeli olarak 21.00’de başladı. Tiyatro disiplini açısından bu tür gecikmelerin kabul edilebilir olmadığını düşünüyorum.
Organizasyon sorunlarının ötesine geçtiğimizde, sahne üzerindeki problemler de oldukça dikkat çekiciydi. Oyuncuların yer yer ezber sıkıntısı yaşadığı hissediliyordu. Sahneler gereksiz yere uzatılmış, dramatik bütünlüğü zayıf ve çoğu sahnenin net bir finali yoktu. “Müzikal” olarak sunulan bir yapımda playback kullanılması da beklentiyi karşılamaktan uzaktı. Ayrıca bazı oyuncuların roman şivesini yansıtmakta zorlandığı açıkça görülüyordu. Seyirci çekmek amacıyla davet edilen eski sanatçıların da playback performanslarla sahnede yer alması, yapımın genel kalitesine katkı sağlamaktan çok uzak kalmış.
Sahne geçişlerinde müzik kullanımının tutarsız olması, bazı anlarda oyuncuların karanlıkta kalması gibi teknik aksaklıklar da dikkat çekiciydi.
Tüm bu olumsuzluklara rağmen, Şeyla Halis’in performansı oyunun en güçlü yanlarından biriydi. Sahnedeki enerjisi, karakter yorumu ve oyunculuğu gerçekten etkileyiciydi. Ancak bu denli yetenekli bir oyuncunun bu yapım içinde yeterince değerlendirilememiş olması üzücü. Anadolu Ateşi performansı ise görsel anlamda oldukça başarılıydı.
Oyun süresinin 3,5 saat olması da seyirciyi zorlayan bir diğer unsurdu. Günümüzde bu kadar uzun süreli yapımların seyirci dikkatini diri tutması oldukça güç.
Kısacası, bu deneyim tiyatro adına düşündürücü ve üzücüydü.
Gırgıriye Müzikali / TiyatroTr