-
Yolcu Tiyatro’nun Muhammed Ali oyununu Mayıs ayında izleme fırsatım oldu ve üzerinden aylar geçmesine rağmen sahnede yaşattıkları duygu hâlâ yüreğimde yankılanıyor. Bir tabure, bir havlu ve gölgeden ibaret gibi görünen sahne tasarımının, böylesine güçlü bir evrene dönüşmesine şahit olmak tarifsizdi. Basitliğin içinden doğan derinlik, izleyiciyi âdeta Muhammed Ali’nin iç dünyasına davet ediyor; umutla umutsuzluğun, direnişle teslimiyetin, zaferle yenilginin arasında gidip gelen bir ruh yolculuğuna çıkarıyor.
Oyunun büyüsü, yalnızca sahnedeki performansta değil, aynı zamanda seyircinin kalbine dokunma biçiminde gizli. Ali’nin umudu, hüznü, hayal kırıklığı, çaresizliği ve isyanı bana hâlâ eşlik ediyor. Her repliği, her sessizliği, her gölge oyunu, belleğimde canlı bir hatıra gibi varlığını sürdürüyor.
Bu eser, tiyatronun yalnızca bir sanat dalı değil, aynı zamanda insan ruhunu açığa çıkaran bir yolculuk olduğunun kanıtı. Defalarca izlesem, her seferinde başka bir köşeme dokunacağına inanıyorum. Böylesine derin bir tecrübeyi bize armağan eden ekibe gönülden teşekkür ederim. En kısa zamanda yeniden, yeniden ve yeniden izleyebilmek dileğiyle…
-
Bir beyaz Havlu, bir iskemle, cok başarılı Koreografi ve Işık tasarımı ..
Erdem Kaynarca'nın sahip olduğu yetenek ile ortaya çıkan çok seçkin bir performans...
Tebrik ediyorum.... Teşekkür ediyorum...
Turgay Korkmaz'ın emeğine sağlık... Tutunamayanlar'ı, farklı bir bakış açısı ile yalın bir dil kullanarak ne güzel yazmış....
Yıllarca sahnelenmesi gereken özel bir oyun, Muhammed Ali...
Ayakta Alkışınız Bolsun....
-
Oyunu 20 Aralık'ta izledim. Oyun devam ederken içimden "Yine olsa yine izlerim." dediğim bir oyundu. Oyun süresi 75 dakika olarak girilmiş ancak 80 ya da 85 dakika olarak anımsıyorum. Yolcu Tiyatro ve Erdem Kaynarca'yı "Joko'nun Doğum Günü" isimli oyundan sonra ilgiyle takip ediyoruz. Yine harika bir hikaye ve performanstı. Ring havası yaratan çıtalarla sade bir dekor, bir tabure ve havlu ile bir insanın doğup isminin konulmasıyla başlayan yaşam kavgası; doğa ve insanla temas edişi; birey, kardeş, işçi, öğrenci, aşık olma hikayesi o kadar doğal anlatıldı ki! Mültecilik konusunu da atlamayan bir oyun olduğunu belirtmek isterim, bana "Bu Son Akşam" isimli kitabı da hatırlattı. Emeği geçen herkese teşekkürler. Yine olsa yine izlerim!
-
Erdem Kaynarca’yı ‘Joko’nun Doğum Günü’ oyunundan iyi biliyordum. ‘Muhammed Ali’ adlı bu oyunda da çok iyiydi. Bu yıl ödül alacağına eminim. Tebrik ederim, yolu açık olsun. Oyun metnini çok beğendim. Ayrıca İrfan ağbinin ıslığıyla başlayıp bitirmeleri de çok güzeldi! 👏👏👏
-
Biraz da bu oyunu abartabilir miyiz lütfen? Muskat, Uykusuz Bir Rüya: Salim gibi tek kişilik diğer oyunlar da çok güzel ama bu oyun da en az onlar kadar değer görmeyi sonuna kadar hak ediyor. Hele ki bu ekonomide bu kadar uygun fiyata. Güzel bir oyun için ekstra dekor ve büsbüyük bir sahnenin şart olmadığının kanıtıdır bu oyun. Bir tabure, sınırlı bir alan, havlu ve içten bir performans yeter de artar 👏🏼👏🏼👏🏼👏🏼 İliklerime kadar hissettim Muhammed Ali’nin üzerindeki baskıları ve çaresizliklerini… Burak Deniz ve Fransız şarkıcı Amir’in çocukları olsa Erdem Kaynarca olurmuş 😂 tam zamanında başladı ve tam zamanında bitti. Zamanın nasıl geçtiğini hissetmedim bile. Hiç şüphesiz ve tereddütsüz tavsiye ederim! Bilet alın, aldırın! Gidin, çevrenizdekileri de yanınızda götürün!
Muhammed Ali / Yolcu Tiyatro