Deneyiminizi arttırmak için sitemizde çerezleri kullanıyoruz. Devam ederek Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmektesiniz. Detaylı bilgi için tıklayınız.TAMAM
Dün akşam Zorlu PSM’de izlediğim Satıcının Ölümü oyunu, kapitalist sistemin ve o "Amerikan rüyası" yanılsamasının bir aileyi içten içe nasıl çürüttüğünü sarsıcı bir şekilde hissettirdi. Zihinsel sıkışmışlığı görselleştiren harika sahne tasarımı ve müzikleri eşliğinde göz doyurucu bir deneyim yaşadım. Oyuncuların profesyonelliğinden kıyafet tasarımlarına kadar her şey çok kaliteliydi. Halit Ergenç ile Zerrin Tekindor’un ön planda
olduğu kadronun oyunculukları her zamanki gibi çok başarılıydı. En çok sevdiğim kısımlardan biri de, gözler Halit Ergenç ve Zerrin Tekindor’dayken arkada yavaş yavaş oyunun devam ediyor olmasıydı. Süre olarak uzun olması odaklanmayı tetiklese de genel olarak anlamlı ve keyifli bir akşamdı. Sistemin çarkları arasında kaybolan hayalleri, o büyük hayal kırıklıklarını ve yaralayıcı aile bağlarını izlerken son sahneyle birlikte oyundan unutulmaz bir deneyimle ayrıldım.
Metin Zakoğlu’nun efsaneleşen performansıyla Bir Delinin Hatıra Defteri, sadece izlediğimiz değil aynı zamanda oyuna dahil olduğumuz eşsiz bir deneyimdi. Gogol’un satırlarından fırlayan bu delilik, Zakoğlu’nun yorumuyla oyunun içine çekildik ve gülerken düşündürttü, düşünürken güldürdü.
Satıcının Ölümü / Zorlu PSM