Yaşananlara tanıklık ederken bir yandan da insanın korkusunu, yalnızlığını, kaybını ve hayatta kalma çabasını izliyorsunuz. Sahneden çıktıktan sonra düşünmeye ihtiyaç duyduğunuz oyunlardan. Bütün bu ağırlığı, mizahın ve nüktelerin içinde anlatması oyunun en etkileyici tarafı. Gülüyorsunuz ama o gülüşün hemen ardından neye güldüğünüzü ve aslında o anın altında ne kadar büyük bir acı olduğunu düşünüyorsunuz. Mizah, acının ağırlığını daha da görünür kılıyor. Nihal Yalçın’ın oyunculuğu ile oyunun dışında kalmak mümkün olmadı. Her anı onunla yaşıyor, bekliyor, birlikte nefes alıyorsunuz. sahneyle aramızdaki mesafeyi ortadan kaldırıyor. Meryem’in yaşadığı hayatın içinde bulunuyorsunuz. Günümüz koşullarında pek çok acıya alışmış, bazı gerçekleri görmezden gelmeyi ve kabullenmeyi öğrenmişken; gerçeklerin üzerini örtmeden unuttuğumuz, alıştığımız, bazen de bakmamayı seçtiğimiz şeyleri yüzümüze çarpıyor. Ali Haydar Çataltepe ve Dilara Vural ürettikçe biz de tiyatroya başka bir yerden bakmayı, merak etmeyi, öğrenmeyi ve yeniden üretmek istemeyi öğreniyoruz. gerçek tiyatronun var olabileceğini görüyoruz. FACT’in emeğine, cesaretine hayranlıkla... İyi ki üretmişler biz de iyi ki tanıklık ettik..
Çatıya Tıklatma / Fact Tiyatro