Arzu Tramvayı, dünya tiyatrosunun klasik oyunları arasında yer alan, neredeyse yarım yüzyıldır, farklı ülkelerin sahnelerinde oynanan bir oyun. Kadın umutları, varlığı , değeri ve özellikle de erkek egemen toplumlardaki konumunu irdeleyen bu oyun, Tennessee Williams’ın 75 yıl önce kaleme aldığı edebi bir tiyatro metni. Yoğun duyguların iniş ve çıkışlarının belirlediği bir drama.
Blanche’ üzerinde başlayan ve Hayata tutunamayan bir kadının tükenmeyen umutlarını, elit bir kültür kesitinde sergileyen, ağır yaşam savaşını oynuyor Zerrin Tekindor. nefessiz, hiç durmadan, yormadan ve yorulmadan, bize Blanche’ın dramını yaşatıyor. Sonuna kadar bitmeyen enerjisiyle, özgüven duygusunun tükenmişliği nasıl öteleyebileceğini sergiliyor. Etkileyici performansıyla, yaşadığı her türlü olumsuzluğa karşı eğilmeyen ve iç gücüyle, duygularıyla, en önemlisi, kültür değerleriyle karşı koyan 20.yüzyıl kadınının profilini çiziyor. Çok başarılı... İlk sahneyle başlıyor, şaşkınlıkları, uyum süreçleri, kararlılıkları, endişeleri, çevre değerlendirmeleri. Duygu dalgalanmasına yenik düşmemeye kararlı duruşuyla, hiç durmadan çabalayarak, sonuna kadar akıp gidiyor. Başarılı bir tiyatro oyuncusunun başarılı oyununa dönüşüyor. Çoktandır özlediğimiz klasik tiyatro oyunu ve oyuncusunu çağdaş bir yorumla buluşmasını gerçekleştiriyor. Güzel bir oyun, güzel oyuncu, iyi senaryo, ayrıntılarla zenginleşmiş tasarımıyla özenli sahne düzeni, özenle seçilmiş kostümleriyle yaşadığı atmosfer ve döneme göndermeler yapan Tiyatro izlediğimizi hissettiriyor.
Yaşamın kesitini sunan atmosferde yeniden bir araya gelen, güzel, eğitimli, iyi bir aile ortamında yetişmiş iki kız kardeşin savruldukları farklı hayatı algılamalarını görüyoruz. Kabullenme ve karşı koyma eylemlerinin zıt göstergelerini Blanche (Zerrin Tekindor) ve Stella (Şebnem Bozoklu ) canlandırıyor. Yaşadıkları aile ortamının parlak geçmişiyle özdeşleştiği kardeşine saygı, sevgi yoğunluğunu sergileyen Stella yorumuyla, Şebnem Bozoklu, şiddet ve kültür arasında bocalayan, güveni bir kadın birey olarak değil, erkek ve bağımlılık olarak belirleyen kadın karekterini çok iyi oynuyor. Kaba erkek gücünün göstergesi olan davranışları başarıyla sergileyen Onur Saylak, Getto da gördüğüm küçük ama oyuncu kimliğini tanımlayan büyük bir gösterge olarak izlediğim rolüyle başlayarak ilerlediği süreçte, başarılara koşan iyi bir tiyatro oyuncusu olduğunu belirliyor. Erdem Kaynarca, Onur , Onur Gürçay ve özellikle de İbrahim Selim, çizdikleri karekterlere bir tiyatro oyununun başarılı olması için iyi bir oyuncu ekibi ile oynanmasının anlamını belirliyorlar. Blanche (Zerrin Tekindor’un) yenilmemeye kararlı özgüvenine karşıt olarak çizilen erkek karekteri Mitch ( ibrahim Selim) Kararsızlığın, öZgüvensizliğin sembolüyle vurguluyor. Eunice (Asena Girişken) ‘in baskın oteriter tavrı gibi.
Sonuç dönüp dolaşıp, hayatını her koşulda kendi özgüveni ve kültür değerleri üzerine kurmaya kararlı bir sembol olarak Blanche karekterini canlandıran Zerrin Tekindor’un süzgün, abartısız, deneyimlerle zenginleşen duru ve aralıklsız emek verilen çalışma temposuyla özdeşleşen ödünsüz oyunculuğunda parlıyor. En dramatik sonda, geçirilen sinir geren krize karşın ayağa kalkıp, umudunu saklı tutan kadın olgusunun, Hiç tanımadığı yabancılara “güven” sinyali vermesiyle doruk noktasına çıkıyor. Nefesleri kesip, sahneden, soluksuz kalan izleyiciye, kadının karaklı ve umut dolu oyununun daha bitmediğini belirtiyor.
Oyunu oyun yapan kuşkusuz iyi bir metin ve çok iyi bir çeviridir. Haluk Bilginer’in, büyük bir tiyatro oyuncusu olarak yapmış olduğu güzel çiviri her bir replikte açıkça belirleniyor.
Tabii ki genç Yönetmen Hira Tekindor’un başarılı tiyatro oyuncularının sahnesine kazandırdığı çağdaş yönetmen tarzı örneği çok değerli..
İyi ki gördüm dediğim bir kaç oyundan biri oldu Arzu Tramvayı . Bir kez daha izlemek istiyorum. Mutlaka kaçırdığım ayrıntılar vardır. Görmek, önemlisi bu klasik tiyatronun başeseri olan güzel tiyatro oyununu yeniden hissetmek istiyorum, Bizin özel tiyatro sahnelerimizde de klasikler başarıyla sahneliyor duygusunu yeniden yaşamak İstiyorum. Ya siz?! .
Prof.Dr.Kıymet Giray
Arzu Tramvayı