Yaşanılan her dönemde yöneticiler bir sistem kurmuş, insanlar da bu sistemin içinde hayatını sürdürmüştür. Refah seviyesi genel olarak yüksek olduğunda buna uyum sağlanmış, çok sorgulanmamıştır. Ne zaman ezilenler çoğunluk olduğunda öfke birikmiş, toplumsal olayların çıkmasına sebep olmuştur. Sanayi devrimi bunun örneklerinden biridir. Makineleşmenin hayatı kolaylaştıracağı insanlara sunulmuş fakat çoğunluk olan işçi sınıfının günde 16/18 saat çalışmasına neden olmuştur. Büyüyen öfke bireysel başlarken topluma yayılmıştır. Aslında her zaman sosyolojik ve toplumsal olaylar insanları derinden etkilemiş, modernizmle birlikte psikoloji, bireyselleşme ön plana çıkarak kişiler sorunlar karşısında yalnızlaştırılmıştır. Öfke oyunu toplumsal gerçekliği 4 kişinin üzerinden anlatmakta. Yaşanılan haksızlıkları 4 kişinin bakış açısından izlemekteyiz. Bugüne söyledikleri mi oyunun? Adaletin olmadığı bir düzende bireysel çabalarımızla hayatta kalmaya çalışıyoruz. Kimimiz terapi, ilaçlar, sosyalleşme, kendini inşaa etmeye çalışırken, kimimiz örgütlenerek mücadele veriyor. Çoğunluk sessiz ama kocaman bir öfke içinde. Asla yalnız olmayan ama kendini yalnız ve çaresiz hisseden kalabalık içinde. Öfke bir güçtür. Öfkemizi nasıl dönüştürüyoruz/ dönüştürebilliriz?
Oyun boyunca tüm oyunculardan özellikle de başrol oyuncusundan geçen öfke duygusu muazzam. Tüm oyun boyunca gerilim sürüyor, tırmanıyor. Oyunun temposu düşmeden devam ediyor, seyirciyi sürekli oyunda tutuyor. Metnin bugüne söyleminden, yazarından, yönetmeninden, oyuncularından, emeği geçen herkese kocaman alkış.
Öfke / Tatavla Tiyatro