Zenginliğin Tanrısı’nı izledikten sonra uzun süre koltuğumdan kalkamadım; çünkü sahnede yalnızca bir oyun değil, kolektif bir enerji, titizlikle kurulmuş bir dünya ve seyirciyle kurulan çok canlı bir bağ vardı. Metnin ritmi, rejinin zekâsı ve sahnedeki her detay birbirini tamamlayan bir uyum içindeydi.
Oyunculuklara özellikle ayrı bir parantez açmak gerekiyor. Her oyuncu karakterini yalnızca oynamıyor, adeta yaşıyordu. Duygusal geçişler o kadar doğal ve inandırıcıydı ki sahnede kurulan gerçekliğe istemeden dahil oluyorsunuz. Mizah ile eleştirinin dengesi oyuncuların zamanlaması sayesinde kusursuz bir akışa dönüşmüş. Jestler, bakışlar ve sessizlik anları bile metin kadar güçlüydü.
Ekip olarak sahnede kurdukları uyum gerçekten etkileyiciydi; kimse diğerinin önüne geçmeden, birbirini yükselten bir oyunculuk anlayışı vardı. Bu da oyunu bireysel performanslardan çok güçlü bir ensemble deneyimine dönüştürmüş.
Hem düşündüren hem eğlendiren, sahneden indikten sonra bile zihinde dolaşmaya devam eden çok kıymetli bir işti. Emeği geçen herkese teşekkürler — böyle canlı, cesur ve sahici işler izlemek seyirci olarak büyük bir ayrıcalık.
Zenginlik Tanrısı / Tiyatro Mitos