Oyunu yeni izledim. Öncelikle en önemli çıkarımımı en sona sakladım. En başta Rovni ve Mela gerek birbirlerini tamamlarcasına kostüm giymiş olmaları konusunda gerekse de duygusal ve karakteristik özellikleriyle birbirlerini tamamlaması konusunda bana Yin Yang sembolünü anımsattı. Aynı şekilde Joker ve Harley Quinn'i başka bir evrende en gerçekçi halleriyle izlemiş gibi oldum. Bunu tabi ki, ne kadar etkisi olursa olsun, sadece dış görünüşlerinden dolayı söylemiyorum. Kıyaslamak ne kadar doğru bilemiyorum ancak Rovni'nin Joker'den farkı kahkahanın arkasına saklanmak yerine aynı deliliği, ciddiyeti ve hırsıyla birleştirmesiydi. Tabi Mela'nın Harley Quinn ile benzerliği, Rovni'nin Joker ile benzerliğinden çok daha ileri düzeydeydi. Gerek Rovni'ye olan aşkı ve bu aşkıyla Rovni'ye resmen saçını süpürge etmesi, hayatını ona göre şekillendirmiş olması bende bu benzerliği uyandırdı. Bu kıyaslamaya burada bir son veriyor ve oyunun bende uyandırdığı asıl düşünceleri açıklamak istiyorum. Rovni karakteri bana başlangıçta çok bencil geldi, doğruyu söylemek gerekirse hala bencil gelmekte ancak işine olan bu tutkusunun asıl sebebini söylediği zaman kendisine saygı duydum açıkçası. Yani Rovni'nin bir davası vardı resmen ve bu sıradan bir dava değildi benim gözümde. Ancak oyundaki en önemli çıkarımıma gelirsek, Rovni'nin ne kadar değerli bir davası olursa olsun, bu dava uğruna, hırsından körelip de en önemli hazinesini, ona aşkla bağlı, fedakar Mela'sını ikinci plana itmesiydi kendisini bencil yapan. Buradan çıkardığım en önemli ders şu oldu: Aslında her birimizin hayatında kendince önemli meseleleri olduğu gibi bu uğurda ikinci plana atmamamız gereken en değerli hazinelerimiz, fedakar Melalarımız var. Bu oyunda Mela, Rovni'nin eşiydi. Gerek eşimiz olsun, sevgilimiz olsun, annemiz, babamız, kardeşimiz, arkadaşımız, kısacası kim olursa olsun bizim için fedakarlık yapan Melaları hayattaki amaçlarımızın peşinde hırsla koşarken unutmamalı, onların kıymetini bilmeli ve özellikle onların da birer hayatının olduğunu daima hatırlamalıyız. Çünkü Melamızı kaybettiğimizde belamızı bulmuş olacağız ehehe. Espri bir yana hayatta Melalarımızın daima bizimle olmasını diliyor ve onların kıymetini her zaman bilmemiz gerektiğini tekrar belirterek oyuncular Savaş Alp Başar'a, Lola Polat'a, yönetmen Kemal Başar'a ve oyunda emeği geçen herkese canı gönülden teşekkürlerimi sunuyorum. Son olarak Aziz Nesin'i de saygıyla anarak oyunu henüz izlememiş olanlara izlemelerini mutlaka öneriyorum.
Tut Elimden Rovni / Tiyatro Keyfi