londra national theatre'da oyun izliyorum havası veren başarılı bir prodüksiyon. ciddi emek verilmiş, ilk gösterimde bile tüm zamanlamalar, oyuncular, ışık, ensemble pürüzsüzdü. bu sezon dekor, oyuncu ve hikayeden yoksun o kadar çok berbat oyuna 800–1000 tl verdim ki; bu oyunun biletleri pahalı olsa da 5 berbat oyuna gideceğinize tek buna gidebilirsiniz. sonunda çalışılmış bir oyun!
sahne, ışık ve kostüm tasarımı muazzamdı. ensemble kullanımı saat gibi tıkır tıkır harmonikti. oyun süresi biraz uzundu fakat zamanla oturacaktır. ingiltere'de klasik metinleri sahneye koyan büyük prodüksiyonlu national theatre oyunlarında izlediğiniz tam da budur. west end'de sahne biraz daha beklenmedik, hareketli ve şaşırtıcı olur, o kadar. hem de bu sefer yüzde yüz türkçe. uzun süredir her kelimesini anladığım, bu kadar temiz türkçe konuşulan bir yapıma denk gelmemiştim — üretilen dizi ve filmler dahil. tüm oyuncular diksiyon şov yaptı. metnin konuşma diline uyarlanması ise son derece başarılıydı.
Gerçekten something is rotten in the state of tiyatrolar.com. Sıfır yorumlu sıfır takipçili puanlamalar ile puanını bu kadar yükseltmiş ve merak uyandırmış bir oyunun üniversite ekibi oyunu gibi çıkması ciddi bir sorun. Emeğe saygı, bir şeyler denenmiş, mesaj kaygısı büyük, oyuncular yetenekli gibi tamam. İlla her izlediğimiz oyunun muhteşem olmasına tabii ki gerek yok. Fakat (sanıyorum) oyunda da anlatmaya çalıştığınız gibi bu boktan düzende boktan şehirde var olmaya çalışırken bok gibi İstanbul trafiğinde bir şekilde geldiğimiz oyunda, eşe dosta oyun puanlatıp, yüksek beklenti yaratmak bu boktan düzenden asla çıkamamamızın sebeplerinden.
Satıcının Ölümü / Zorlu PSM