Oyundan çıkan herkesin ağzında tek bir cümle “içimizden geçtiler”. Ben de prömiyer sonrası darmadağın oldum. Ama bir o kadar da sıcacık hissettim. Yalnız bırakıldığımız, yalnız bırakılmayı tercih etmek zorunda kaldığımız öyle konular var ki. Bu konuları konuşmayı biz zorlaştırıyoruz. Onur Asil Ocak çok büyük bir cesaretle kaleme almış metni. Mısra Tüfek ve Onur Asil’in oyunculuklarıyla, beraber yarattıkları dünyayı o kadar güzel ve akıcı bir şekilde seyrediyosunuz ki.. İçinizin sıcacık olduğu o kadar çok an var ki.. Kanınızın donduğu anlarda bile seyirci olarak kalkıp sarılmak istiyosunuz ve bunu hiçbir ajitasyona dayandırmadan veriyolar. Gerçekler tokat gibi vuruyo yüzünüze. Metin, ışık, reji, oyunculuklar olarak tam bir bütün oluşturmayı başarmışlar (bir yazarın yazdığı metinde oyuncu olması, oyuncuların yapımcı olması, yaratım sürecinde ve sergileme sürecinde aşırı zor bir durumdur çünkü) Nihan Erdem’in ilk yönetmenliğiymiş. Ayakta alkış! Bütün ekibi canı gönülden tebrik ederim. Bir daha gidicem. Sizi çok seviyorum Can ve Zeynep. Ve hep de seveceğim!
Tutulmamış Yaslar / Porte Tiyatro