Geçen hafta Bahçe Galata’da izleme fırsatı bulduğum “Maceracı Annelerin Savunması Adına”, son yıllarda izlediğim sahne yapımları arasında en çok keyif aldığım, etkisi uzun süre üzerimde kalan nadir oyunlardan biri oldu.
Gerek oyuncuların etkileyici performansları gerekse metnin akıcı ve doğal dili sayesinde oyun boyunca dikkatiniz bir an olsun dağılmıyor. Oyuncuların sahnedeki doğallığı, karakterleri yorumlayış biçimleri ve yarattıkları gerçeklik hissi gerçekten çok etkileyici. İzlerken sahnedeki karakterlerle aranızda samimi bir bağ kuruluyor ve kendinizi oyunun dünyasının içinde buluyorsunuz.
Böylesine macera ve fiziksel hareket üzerine kurulu bir metinde sahnede bir tırmanma duvarı görmeyi beklerken, iskele sisteminin bu kadar yaratıcı ve işlevsel bir sahne tasarımına dönüştürülmesi ayrıca takdire değer. Sade ama son derece başarılı sahne tasarımı, oyunun anlatımına büyük katkı sağlıyor. Üstelik bu iskele sistemi üzerinde, yalnızca oyuncuların hareketleri ve sahneleme tercihleriyle biz seyircilere adeta bir dağın zirvesindeymişiz hissinin yaşatılması, oyunun en etkileyici yanlarından biri. Fiziksel mekânın hayal gücüyle bambaşka bir dünyaya dönüşmesine tanıklık etmek gerçekten çok keyifli.
Çevirinin başarısını da ayrıca vurgulamak isterim. Sahnedeki akışı hiç sekteye uğratmayan, kulağa doğal gelen ve seyirciyi metnin içine çeken bir dil kullanılmış. Çeviri, yönetmenlik ve sahne düzeni arasındaki uyum, oyunun başından sonuna kadar temposunu korumasını ve seyirciyle kurduğu bağı güçlendirmesini sağlıyor.
Çevirmen ve yönetmen Doğa Çelik’i, sahnedeki uyumları ve başarılı performanslarıyla oyuna hayat veren tüm oyuncuları, yaratıcı ekibi ve emeği geçen herkesi gönülden tebrik ederim.
Hem anlatımı hem oyunculukları hem de yaratıcı sahne kullanımıyla izleyicisine keyif veren, hayal gücünü harekete geçiren ve tiyatronun imkânlarını yeniden hatırlatan bir oyun. Tiyatroya ilgi duyan herkese gönül rahatlığıyla tavsiye ederim.
Maceracı Annelerin Savunması Adına / BahçeGalata