-
Bir oyuna kolay kolay 10 puan vermem. Hatta bir oyuna 10 puan veriliyorsa altında farklı niyetler ararım. Satıcının Ölümü ilk ilan edildiğinde malum fiyat politikası nedeniyle eleştirenler arasındayım. Fiyat politikası hususu ve oyunun ana fikriyle olan tezatına dair eleştirim geçerliliğini koruyor. Ancak Rufus Norris'in National Theatre mirasını Zorlu PSM sahnelerine rejisiyle taşıması oyunun kalitesini epey yükseltti. Es Devlin'in perspektifleri büken dekor tasarımı, Javier De Frutos ile Gürdeniz Bursalı'nın araç seferlerini anımsatan ve gerçek ile delüzyon arasında salınan hareket tasarımları sizleri oyunun içerisine sürükliyor. Adam Cork'un ses tasarımı immersive bir deneyim sunarken Jonathan Lipman'ın kostüm tasarımları son senelerde gördüğüm en iyi tasarımları sizlere sunuyor.
Oyun arayla birlikte 162 dakika sürdü prömiyerde. Sinemasal ve tiyatrosal melez bir anlatım güden Satıcının Ölümü'nde seçilen bütün oyuncular rollerine cuk oturmuş durumdalar. Halit Ergenç neden sahnelere 25 sene ara vermiş? Keşke kendisini sahnelerde daha da görebilsek. Halit Ergenç'e karşı epey önyargılıydım opera ve sahne deneyimlerinden haberdar olsam da. Ancak Willy'i canlandırırken öylesine kırılgan öylesine çocuksu öylesine neşeli ve bir o kadar öfkeliydi ki Williy'e karşı çeşitli duyguları hissedip onunla yine de özdeşim kurabilmenize imkan tanıyor. Ergenç adeta bir resital sergiledi. Zerrin Tekindor ile de kimyalarının uyduğunu söylemeden de geçemeyeceğim. Toz ile sahneleri silip süpüren Tekindor, Linda rolüyle Kuzey Güney'deki performansını hatırlatsa da tadı damağımda kalan bir performans sergilediğini söylemem lazım. Fatih Artman ise kolaymış gibi gözüken ancak bir o kadar zor olan bir rolü öylesine göğüslemiş ki. Ebeveyn beklentisi altında ezilen fakat kapital sistem tarafından empoze edilen başarı baskısına yenik düşüp bir baltaya sap olamayan Biff'i ustalıkla sergilemekle birlikte Halit Ergenç ile birlikte son senelerde izlediğim en muazzam baba-oğul ikilisi olmuşlar. Normalde oyun sonuna değin alkışlar gelmezken climax sahnesinde kopan bir alkış Ergenç-Artman ikilisinin duyguları depreştiren minimal ama etkisi dev gibi performansları sayesinde meydana geldiğini söylersem abartmış olmam. Kubilay Karslıoğlu, Kerem Arslanoğlu, Beyti Engin, İpek Türktan ve diğer oyuncular ile ensemble ekibi destekleyici bir omurga niteliği gösteriyorlar.
Oldukça yavan geçen 2025-2026 sezonunun sonlarına yaklaşırken böylesine bir içim su niteliğindeki bir oyunu seyretmek gayet iyi geldi. Dilerim daha erişilebilir imkanlarda daha fazla seyirciye ulaşabilir. Temsilleri ve alkışları bol olsun.
-
Muthis bir produksiyon, arkasinda inanilmaz bir emek. Oyunculuklari anlatmakta zorlaniyorum. Halit ergenc dur durak bilmeyen bir enerji. Fatih Artman’i keske daha once de seyredebilseydik, rolunu yasiyor. Zaman gecisleri, arka planda muthis metaforlar. Zaman bazen sahnede duruyor, yanda arka kadro bir anda tek vucut oluyor sizin yerinize hissediyor ve tepki veriyor. Gercekten seyredilmesini tavsiye ederim.
-
-
Yine biz Özge Arslan klasiği. Oyunculuk, ses, dekor herşey bir arada. 60 dakika nefessiz seyrediyorsunuz. 6 kadın hikayesi ve her role girebilen, zaman zaman pası seyirciye de atan Özge Aslan. Seni özlemişiz, iyi ki varsın.
-
Satıcının Ölümü / Zorlu PSM