Oyun Özeti
DÜZENİN DEVAMI YALNIZCA ONU KURANLARA DEĞİL, ONU TAŞIYANLARA DA BAĞLIDIR.
“Sizleri taşımaya başladığımdan beri yere bakıyorum hep, daha önce göğe bakardım.”
Joko’nun Doğum Günü, şiddetin olağanlaştığı, itaatin
DEVAMIerdeme dönüştüğü ve bireyin yavaş yavaş sadece işleve indirgendiği bir düzeni mercek altına alıyor.
Yazarın, kara mizah ve gerçeküstücülükle beslediği, yönetmenin bu üslubu traji-komik ve grotesk rejisiyle sürdürdüğü Joko’nun Doğum Günü, rıza üretiminin sistemin en sadık bekçisi olduğunu fark ettiriyor. Oyunda, bir atık su deposu işçisi olan Joko’nun başkalarını sırtında taşımayı kabullenmesiyle başlayan dönüşümü izleyiciye; iktidarın şiddet, baskı ve eşitsizliği rıza yoluyla nasıl sıradanlaştırdığını gösteriyor.
Joko, bir kişiden çok bir taşıyıcıya, bir bedenden çok bir araca dönüşüyor. Bu dönüşüm ansızın gerçekleşmiyor; tam tersine son derece düzenli, mantıklı ve “makul” gerekçelerle sinsice ilerliyor. Joko’nun maruz kaldığı şey, istisnai bir zulüm değil, düzenin ta kendisi olarak karşımızda boy gösteriyor.
Oyun, hayatın gerçek yüzünü absürd bir şekilde gösteriyor.
Akıl dışı, korkutucu ve uyumsuz olan şeyler insanı paramparça ederken, sistem tam da bu parçalanmışlık üzerinden kendini ayakta tutuyor ve güçleniyor.
Topor, zekâsı ve keskin mizahıyla bu büyük aldatmacayı gözler önüne seriyor.
DAHA AZ GÖSTER