Deneyiminizi arttırmak için sitemizde çerezleri kullanıyoruz. Devam ederek Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmektesiniz. Detaylı bilgi için tıklayınız.TAMAM
Canan Savaş'ın sanat pratiğinin merkezinde, doğa ile insan arasındaki görünmez bağları araştıran bir yaklaşım yer alıyor. "Çakal Düğünü", sanatçının yıllar önce babasından dinlediği bir hikâyeden yola çıkarak şekillenen ve kişisel belleğin kuşaklar boyunca nasıl aktarıldığını sorgulayan güçlü bir anlatı sunuyor.
Serginin çıkış noktas DEVAMIı, Akira Kurosawa'nın Düşler (Dreams) filmindeki "Tilki Düğünü" sahnesi ile Karadeniz'in Çayeli ilçesine bağlı Arsovos'ta aynı doğa olayı için kullanılan "Çakal Düğünü" anlatısı arasında kurulan beklenmedik bağdan doğuyor. Asya kültüründe güneşli bir havada yağan yağmuru tanımlayan "Tilki Düğünü" kavramı ile Karadeniz'de aynı doğa olayının "Çakal Düğünü" olarak adlandırılması, farklı coğrafyalarda ortak sembollerle yaşayan kültürel hafızanın izlerini görünür kılıyor.
Bu karşılaşma, sanatçının çocukluğunda babasından dinlediği hikâyeyi yalnızca kişisel bir anı olmaktan çıkararak kuşaktan kuşağa aktarılan ortak bir mirasın parçasına dönüştürüyor. İki farklı coğrafyada aynı doğa olayının benzer imgelerle anlatılması, kültürler arası ortak bilinçaltına ve sözlü kültürün zamana meydan okuyan gücüne işaret ediyor.
Canan Savaş, bu anlatıyı ahşap, yağlı boya, ip ve joss paper gibi malzemeler aracılığıyla mekâna taşıyor. Renk, doku ve katmanlardan oluşan yerleştirmeleri, görünmeyen hikâyeleri somutlaştırırken doğanın ritmi ile insan hafızası arasında şiirsel bir ilişki kuruyor. Sanatçının pratiğinde ana malzeme olan ahşap; yaşayan, direnen ve dönüşen yapısıyla insanı temsil ederken, ip ve joss paper ise kırılganlık ile dayanıklılığı, ritüelleri ve yaşamın sürekli dönüşümünü simgeliyor. DAHA AZ GÖSTER