Oyun Özeti
Bazı hikâyeler unutulduğu için değil, unutturulduğu için kaybolur.
1922’de İstanbul’da doğan Rum ressam İvi Stangali’nin hikâyesi de onlardan biri. Güzel Sanatlar Akademisi’nde Bedri Rahmi Eyüboğlu Atölyesi’nde yetişen, Onlar
DEVAMI Grubu’nun kurucuları arasında yer alan, İlyada’nın ilk baskılarını resimleyen ve döneminin sanat hayatında önemli bir yer edinen İvi; 1964 sürgününün ardından yalnızca İstanbul’dan değil, zamanla kentin kültürel hafızasından ve sanat tarihinden de silinir.
Zeynep Özden ve Elif Sözer’in proje tasarımını ve yönetmenliğini üstlendiği, Çiğdem Erdöl’ün yazdığı Sanatçısı Belirsiz*, İvi Stangali’nin kayıp izlerini sahnede yeniden sürüyor. Tilbe Saran, Fulya Peker ve Çağdaş Ekin Şişman’ın sahnede İvi’nin farklı zamanlarına, kırılmış benliklerine ve hafızasında saklı kalan anılarına hayat verdiği oyun; bir sanatçı biyografisi anlatmanın ötesine geçerek; sürgünün, kopuşun, kaybolan tabloların, yarım kalmış resimlerin ve isimsiz bırakılmış bir hayatın hafızasında dolaşıyor.
1964’te zorunlu göç sonucunda kucağında bir yaşındaki kızı, yanında 20 dolar karşılığı para ve 20 kiloluk valiziyle Atina’ya gitmek zorunda kalan İvi, ressamlığına dair yalnızca Bedri Rahmi’nin derslerinde tuttuğu defterleri yanında götürebildi. Sirkeci Paket Postanesi’nden Atina’ya gönderdiği tabloları ise kayboldu. Sürgününden henüz beş yıl sonra kendi arkadaşlarının çıkardığı antolojilerde de yer almayan eserlerinden biri, arkasında adı yazmasına rağmen Türkiye’de uzun yıllar “Sanatçısı Belirsiz” ibaresiyle sergilendi.
Sanatçısı Belirsiz*, bir insanın, bir sanatçının şehrin hafızasının ve kültürel belleğin nasıl dışında bırakıldığını ve hatırlamanın politik, duygusal ve onarıcı yönlerini İstanbul’dan Atina’ya, Galata Köprüsü’nden Sirkeci’ye, kayıp tuvallerden yarım kalan renklere uzanarak araştırıyor.
*İvi Buradaydı.
DAHA AZ GÖSTER