Oyun Özeti
Gerçekle yüzleşmek mi daha korkunçtur, yoksa sessizce yok oluşu beklemek mi? Adalet Ağaoğlu’nun kaleme aldığı “Kozalar” , içinde birbirimize çarpmadan dolaştığımız; fakat yaşamımızda vazgeçmekten korktuğumuz toplumsal duyarsızlıklarımızı, a
DEVAMIltında ezildiğimiz baskılarımızı, bu sebepler dolayısıyla çevremize ördüğümüz bilinçsiz kozalarımızda nasıl gizlendiğimizi her birimize dışarıdan izleme fırsatı tanıyor.
Belki kendimizle yüzleşiyor, gerçeği bir absürtlük içerisinde, acılarımıza gülerek keşfediyoruz.
Biz bunları yaparken, çift kilitli kapılar, kalın duvarlar ardında her şeye kendi elleriyle göz kulak kapatan bu üç kadın, parmaklarının arasından dış dünyayla nasıl yüzleşecek?
Bu kozanın içinden çıkabilecekler mi? Yoksa ellerini sadece kozalarını örmek için mi kullanacaklar? Toplumumuzun kendini izlediği bu kırık aynada kendi düşüncelerini görebilecekler mi?
Karanlık korkutuyorsa ışıkları da yakabiliriz üzgünüz… unutmuşuz
Sanırım hepimize bir delik gerek.
DAHA AZ GÖSTER