Oyun Özeti
Hayat, karnındaki bebeğiyle birlikte öldürüldükten sonra kendisini insanlığın tahayyül ettiği Araf’ta, Pandora, Medusa ve Lamia’nın karşısında bulur. Bir zamanlar cezalandırılmış, lanetlenmiş ve canavarlaştırılmış bu üç kadın, binlerce yıl
DEVAMIboyunca kendileri hakkında anlatılan hikayelerin dilini benimsemiş; farkında olarak ya da olmayarak aynı düzenin taşıyıcılarına dönüşmüştür. Onların hükümleri karşısında Hayat, farklı çağlardan ve farklı hayat biçimlerinden kadınların suretine bürünerek kadınlığa yöneltilen çelişkili beklentilerle hesaplaşır. Ancak bu hesaplaşmanın nihayetinde karşısındaki asıl gücün erkekler değil mitlerden dinlere, aileden gündelik dile kadar hepimizin içinde yaşamayı sürdüren kadim bir iktidar anlayışı olduğunu fark eder. Ve zulüm mekanizmasının insanın içine nasıl yerleştiğini anlatır. Dünyayı değiştiremeyeceğini kabul eden Hayat, insanlığın hükmetmek yerine yaratmayı, sahip olmak yerine kendinden başkasına yer açmayı öğrenebilmesi için dişilliğin büyük bir imkan olduğunu hatırlatır ve sonunda yüzünü mitolojik figürlerden seyirciye çevirir. Çünkü Araf’ı ayakta tutan hikayeler sahnede kalmayacak, oyun bittiğinde hepimizle birlikte eve dönecektir…
Bir kadın kaç farklı biçimde yanlış yaşayabilir? Susarsa silik, konuşursa küstah, severse düşkün, terk ederse nankör, bilirse ukala, bilmezse cahil, arzularsa iffetsiz, vazgeçerse bağnaz… Önce hikayelerini yazdık. Sonra onlara inandık. En sonunda kadınlardan o hikayelere benzemelerini istedik. Şimdi Araf’ta dört kadın karşı karşıya; biri henüz öldürüldü, üçününse nasıl öldüğünü hatırlamıyor kimse. Hayat, hikayeleri dinlemekle yetinmeyecek bu kez. Çünkü artık farkında; Cehennem, inşa edebileceğimiz cenneti kuramadığımız bu dünyadır aslında…
DAHA AZ GÖSTER