Küratörlüğünü Melis Bektaş’ın üstlendiği sergi, acıyı tekil bir olay olarak değil; bedende kalan, zamanla biçim değiştiren ve farklı yoğunluklara dönüşen bir deneyim olarak ele alıyor. Bugün rahatsız edici duyguları hızla bastırma eğilimi, acıyı çoğu zaman bir sorun ya da aşılması gereken bir durum gibi gösteriyor. “An Meselesi” sergisi i
DEVAMIse bu bakışı tersine çevirerek; acıyı açıklamaya, yatıştırmaya ya da ondan bir sonuç çıkarmaya çalışmadan, onun insanı nasıl yerinden ettiğine ve hayatın akışında nasıl bir kırılma yarattığına odaklanıyor.
Yas burada bir kapanış biçimi olarak değil, kayıpla birlikte yaşamanın sert ve yavaş ilerleyen bir gerçeği olarak ele alınıyor. Sergi bu bakış açısından hareketle, hayatın akışında beliren ani duraksamaları görünür kılıyor. Bu anlar, insanların birbirine karşı geliştirdiği dikkat, sorumluluk ve kırılgan ilişkiler alanını düşünmeye açıyor. Bu yaklaşım, iki sanatçının farklı mecralarda kurduğu ortak bir dil üzerinden görünür oluyor. Resim ve fotoğraf, aynı konunun iki ayrı kıyısında konumlanıyor. Kübra Su Yıldırım sembollerle örülü bir iç dünya kurarken, Aslı Çelikel geride kalan izleri, boşlukları ve nesneleri kayda geçiriyor. Yan yana geldiklerinde acı yalnızca bireysel bir deneyim olmaktan çıkarak; dolaşıma giren, temas eden ve çoğalan bir hâl kazanıyor. Sergideki fotoğraflarda ve resimlerde zaman kronolojik bir akış olarak değil, kırılma noktaları üzerinden detaylanıyor. Sergiye Simena’nın sanatçılarından besteci Yağız Oral’ın ses tasarımının eşlik ediyor.
DAHA AZ GÖSTER